Gizleniş

Karanlığın o baş döndürücü cazibesine kapılıp gidiyoruz.


 

Karanlığın o baş döndürücü cazibesine kapılıp gidiyoruz.


Belki de zarar görmemek için yapılacak büyük bir hamle. Bir insan, hayvan veya başka formda bir canlı neden gizlenir? Gizlenmek saklanmak mıdır?


Nereye kadar gizlenebilirdin ki? O küçük çirkin deliğine girdiğinde saklanabileceğini mi sandın yoksa?


Devamlı bir şeylerin arkasına gizlenmek, geri planda kalmaya çalışmak, gizlendiğinde tüm dertlerden ve sorumluluklardan kaçabileceğini sanmak özgüvensiz ruhlarınıza duygusal mastürbasyon yapmaktan başka bir şey değil.


Hayatlarının her saniyesini gerek günlük yaşamlarında gerek sosyal mecralarında akıtan insanların arasında gizlenmek günümüz şartlarında pek de zor olmasa gerek. İçin rahat olsun, zaten kimse senin gizlediğin şeylerle ilgilenmiyor. Hele ki bizlere "faydası" dokunmayacak şeyler gizliyorsan, kendini gizlemek için doğru yerdesin.


Eğer Polyannacılık oynayacak olsaydım senin, onun ve diğerlerinin içinde büyük bir yetenek yattığını ve hatta bunu sergilemeniz gerektiğini söylerdim. Sonuçta herkesin farklı ve değerli (?) olduğu bir dünyada yaşıyoruz öyle değil mi? Değil. Ne sen ne de bir başkası gizlendiği taşın arkasından çıkmadıkça, özgüvensizliğinize yenik düştükçe toprağın altında yatan bir ölüden farkınız kalmayacak.


Tekrar başa dönüyoruz. Sonucu bir amaca bağlanmayacak hayatımızı sürekli kaçarak, sığınarak heba ediyoruz. Karanlıkla başlayan ve karanlıkla bitecek olan yaşam döngümüzü hiç aydınlatmadan, zayıf ve güçsüz şekilde devam ettiriyoruz. Bu karanlıkta kaldığımız süreçte o kadar çelimsiz kalıyoruz ki karşımıza çıkacak fırsatları değerlendiremiyor, ben de varım diyemiyoruz.



Karanlığın o baş döndürücü cazibesine kapılıp gidiyoruz. Aklımızı kurcalayan yüzlerce neden, yüzlerce cevapsız soru var. Karanlık bir ormandaki beyaz ışık huzmesine doğru ilerliyoruz. Çünkü cevapların orada olduğuna inanıyoruz. İlerledikçe ilerliyor, kurtuluş ararken daha derin bir kaosa çekildiğimizi fark etmiyoruz. Güvendiğimiz, inandığımız şeyleri sorgulamaya başlıyor doğru bildiklerimizin üstünü karalıyoruz. Hiç doğmayacak güneşe bel bağlıyor, gerçekleşmedikçe kendi girdabımızda içeri çekiliyoruz.


Nasıl kurtulacağımıza dair hiçbir fikrimiz yok. Kaybolmuşuz.

SON YAZILAR