Bir Manifesto: Spiral Sanat

Hoşgeldiniz tabelasına hoşgeldiniz.



Kafamda devamlı bir şeyler döner.


Hayattaki tek korkumun unutmak olduğu, bu korkum yüzünden bir ara bildiğim ve unutma ihtimaline sahip olduğum her şeyi defterlere yazmaya çalıştığım gerçeğini göze alarak, bir başlangıç yazısı yazmak istiyorum.


İlk adımı atmanın aynı zamanda bir işi başarmanın en zor kısmı olması. İlk olarak, bu oluşum için başarı diyebileceğimiz hiçbir ölçüt yok. İkinci olarak ise, neyin ilk adım olduğunu hiçbir zaman kestiremedim. İkinciden başlayalım.


Ne?


Bazı çiçeklerin tohumlarının uçarak alakasız yerlerde bitmesi beni hep şaşırtmıştır. Hatta bazen ekosistem uğruna, farkında olmadan, o kadar doğru ve zincirleme hareketlerle bu olayı gerçekleştiriyorlar ki, utanmasam ilahi nizam derim.


Utandığım için, düşüncelerime ilahi düzensizlik diyeceğim. Travma sayabileceğim derecede psikolojimi etkileyecek herhangi bir olay yaşamadığım halde (ki umarım böyle de gider), sıkıntıları, gerilimi, korkuyu, depresyonu çorba kaşığıyla höpürdeterek içebilecek bir insan olmak, meleksi bir karahindibadan kopup giden tohumun Etna Yanardağı'na düşmesi gibi trajikomik, tatsız ve aynı zamanda da kainat açısından önemsiz bir durum. Hatta bu açıdan bakınca "ilahi düzensizlik" lafından da utandım. İlahi hiçbir şey yok, sadece "düzensizlik" var. -Not: Paragraftan anlaşılacağı üzere, hepimiz yakın zamanda Osamu Dazai'nin İnsanlığımı Yitirirken'ini okuduk-

Bu arada çok da düzensiz biri değilim, hatta yaşıtlarıma göre düzenli olduğumu söyleyebilirim. Arada simetri takıntım tutar, bilgisayarımda her şey klasörler içindeki farklı klasörlerdedir vs.

Gördüğünüz üzere konudan çok çıktık, çünkü düzensiz olan ben değilim, dışarıdan kafama uçuşan düşünceler. Kafamda devamlı dönen şeyler, düzensiz bir şekilde dönüyor. Gariptir ki, ne zaman kafamda dönenleri çevremdekilerle paylaşsam, onların gözleri benim kafamdaki dönen şeyler karşısında şaşılaştı ve benle beraber dönmeye başladı. Tamam dedim, sen de çıldırdın iyice, bu konuya başka zaman döneriz. Meğerse haklı olan ben değil, kafamıza o uçuşan tohumları peydahlayan bitkiymiş ki, hepimiz aynı anda dönmeye başlayınca güzel bir geometrik şekil yakaladığımızı gördük. İllüzyon, kafada dönen şeyler, Junji Ito'nun çizimleriyle beslendiğimiz bir süreçten geçmemiz. İsmi bulmak çok için hiç efor sarf etmedik desek yeridir. Gerisini de spiral yaptı. Büyüyüp küçülmesi tam olarak baktığın sırada ne görmek istediğine bağlı olan sembol sayesinde, daha siteyi açmadan çoğunun kafayı kıralı birkaç sene olmuş insanlar toplandı, parçası olmak istediğini söyledi. "Bu konuya başka zaman döneriz." dediğim insanlara da garip bir şekilde sözümü tutmuş oldum ve bu başka zamanda döndük. Junji Ito'nun Uzumaki'de çizdiği gibi spiral çılgınlığı köyde yayıldıkça yayıldı. "Ulan bunu da yaparız, hatta onu yapıyorsan bunu da yaparız." diyerek çıldırdık bu sefer. Önceki süreçleri saymadıysan bile, bu süreçte milyonlarca ilk adım attık. İlk başta yapacaklarımız, sonra yapacaklarımız, ve daha da sonra yapacaklarımız olarak kafada tutmaya başladık her şeyi. "Yapamayacaklarımız" diye bir kategori oluşturmadık. Düzenli biri olsaydık çıldırmazdık, bu işin ilk nerede başladığını bilirdik. "Yapamayacaklarımız" diye bir kategorimiz olurdu aynı zamanda. Egoistsin


Kes sesini.


Neyi başarmayı hedefliyoruz?


Bir şeyi başarmayı hedefleseydik işimiz gerçekten çok kolay olurdu. İlk önce iyi bir blog sitesi olmayı ve görsel çalışmalar yapan tüm ekip üyelerinin işlerini başarıyla öne çıkarmayı, sonra Youtube'da izlenme kazanmayı, sonra podcast'lere ünlüler davet etmeye geçerdik. Ama ilk adımlar arasında gidip gelirken birbirimize hep dediğimiz şey şuydu: "Ulan ne olacak kimse yazılarımızı okumazsa, bizimle ilgilenmezse? Şu anda da ilgilenmiyor zaten. En azından bir şeyler öğrenmeye veya öğrendiklerimizi kendimize sergilemeye motivasyonumuz olur." Baktık bunu kendi çevrelerimizde de çok konuşmaya başladık, üzerine bir de destek gördük. dedik tamam, "insanlar kendi yaptıklarını kendisine sergilemek yerine, bize sergilesin en azından, tıkandığı yerlerde de biz yardımcı oluruz.".



Junji Ito - Uzumaki


Diğerlerini bilmem ama bende şimdiden bir başarmışlık hissi var. Ekibe son zamanlarda dahil olan, müziklerini bayılarak dinlediğim kişinin müziklerini, onu tanımayan, ekipteki diğer kişilere de dinletmiş bulundum. Galiba bu rahatlığa sahip olduğumuz için hiç farkında olmadığımız bir anda ilerlemiş olacağız. Belirli bir süre sonra, eskiden yazdığım sitelerde yaptığım gibi eski yazılarıma dönüp bu yazıyı göreceğim ve okuyacağım zaman, anın ve ilerlemenin farkında olacağım. Hatırlıyorsanız başta demiştim, unutmaktan hafiften tırsarım, çok hafif. Farkında vardığım an ise buruk bir sevinç yaşayacağımı tahmin ediyorum, çünkü başlatılan bu döngü, bu spiral, sonsuz bir şey. Başı ve sonunun tamamiyle bir illüzyon olduğu, hiçbir zaman doyuma ulaştırmayacak, acıktırdıkça acıktıracak bir şey. Buruk olacak çünkü tamamlanamayacak bir akıma kapılmış olduğumuzu göreceğiz, ama sevinç de olacak.

Tabi ki sevinç olacak. Kim iyi bir illüzyonu sevmez ki? Aynen öyle, spiralleri gerçekten seviyorum. Basit bir halka çizmen gerekirken içe doğru çizdiğin tek bir yanlış çizgi yüzünden oluşuyor spiral, sonsuza kadar da devam edebiliyor. Bu yazı da öyle başladı. Size ilk adımımızı ve gelecek planlarımızı anlatmak isterken yanlış birkaç harfe bastım o kadar. Daha da farklı yazılarda, daha da yanlış harflere basacağım ve bundan daha da kötüsü, bu işte yalnız değilim. Bu hatalar bütününden onur duyuyorum. Dediğim gibi, kafamda devamlı dönen bir şey vardı. Onlardan birinin Spiral olduğuna artık çok eminim. Tıpkı bir kara delik gibi, kafamda dönen tüm şekilsiz, güçsüz şeyleri yuttukça daha da büyüdüğünü görür gibiyim.

Sonunda aynı şeyleri düşündüğümüze sevindim. Ben de.

SON YAZILAR