İnceleme: "Batman: Beyaz Şövalye"

"Biz onların yozlaşmış sisteminin kurbanlarıyız!"



DC'nin yetişkin okuyucuları hedefleyen, genel DC yayınlarının aksine şiddet, alkol, uyuşturucu, çıplaklık gibi içeriklerde çok daha rahat davranabildikleri ve DC Vertigo'nun yerini alan DC Black Label'ın ilk ürünlerinden bir tanesi Batman: Beyaz Şövalye (orjinal adıyla Batman: White Knight). 8 fasikülden oluşan mini-seri, DC altında çıkan ana serilerdeki karakterleri ve bazı kritik olayları içerse de tertemiz bir one-shot olarak okunabiliyor. DC çizgi romanlarıyla, hatta genel olarak çizgi romanlar ile pek bir geçmişiniz yoksa bile sürükleyici bir film gibi ilerliyor hikaye. Batman ve Joker'in bitmek bilmeyen ve oldukça fazla şekil değiştiren savaşı, bu sefer Gotham halkının bu mücadeleye farklı bir açıdan bakması ile şekilleniyor. Bu şekillenme DC Black Label ürünü olduğu için o kadar net ve ciddi bir şekilde anlatılmış ki, normal bir seride çok yaratıcı olmayacak bir hikaye, bu anlatım sayesinde değerlenmiş. Gotham tabiri caizse bok içinde bir şehir. Suça karşı yapılan tüm çalışmalara rağmen, Gotham hiçbir zaman Superman'in Metropolis'i veya Spider-Man'in Queens'i gibi renkli veya aydınlık bir şehir olamıyor. Kötüler, Arkham Tımarhanesi'nin çabalarına rağmen bir şekilde şehirde bela yaratmaya devam ediyor hep. Tüm bu kötüler ile kendi kurallarına göre savaşan Batman, Gotham şehrinin polis departmanı GCPD tarafından artık kabullenilmişse de, her mücadelesinde şehre de ister istemez hasar veriyor, ki işin kırılma noktası da bu oluyor. Joker, Batman: Beyaz Şövalye'nin büyük bir kısmında, gerçek ismi olan Jack Napier haliyle, yani gayet eli yüzü düzgün, efendi, kız istemeye gelse hor görülmeyecek haliyle görünüyor. Daha ilk sayfalarda yaşadığı bu ani iyileşme ilk başta Joker'i tanıyanlar tarafından pek önemsenmese de, Jack Napier zekasının ve Batman'den yıllardır yediği dayakların verdiği ilham sayesinde, bir avukat misali Batman'in aslında Gotham şehrine tüm bu "suçlu kovalamacaları" süreçleriyle maddi manevi zararlar verdiğini ve bu zararların Gotham'ın resmi kolları tarafından gizlendiğini, Kemal Kılıçdaroğlu edasıyla halka açık açık anlatıyor. Bu süreçlerde bahsetmem gerekiyor ki, Nightwing, Batgirl, Harley Quinn başta olmak üzere hemen hemen Batman'le geçmişi olan her karakter çizgi romanda bir yer kapladığı gibi, bir de yepyeni bir karakter ile tanışıyoruz. Kendisi umarım ki bu sene içerisinde çıkması planlanan Batman: Beyond the White Knight'ta da yer bulur kendine, arkaplan hikayesi benim hoşuma gitti. Bu arada yine modern Batman serilerinin aksine, Alfred ve Komiser Gordon da çok kritik ve önemli yerler taşıyor hikaye için, hatta hikayenin en sevdiğim kısımları bu iki karakterin bulunduğu kısımlardı.

Her neyse, Batman tabi bu, koskoca Joker'i iyileşti diye dövmeyecek değil. Durduramıyoruz efendim, yine dövüyor. Gotham halkı, Nightwing ve Batgirl de "bunun da götünün kılları kadayıf oldu, iyice asabileşti" diyor, Batmobile'in yanlaya yanlaya gezdiği Gotham'daki evlere verdiği hasarı da göz önüne alınca, yavaş yavaş Anti-Batman'ci bir propaganda başlıyor tüm Gotham'da. Gotik bir şehrin Joker'i destekledikçe aydınlanmasına, "vigilante" kavramının yozlaşmışlığına (Watchmen, aşkımsın), Joker ve Batman'in şiddet dolu geçmişine siyasi ve stratejik bir açıdan bakıyoruz Batman: Beyaz Şövalye boyunca. Kitap gerçekten de klasik şekilde "abi herkes çıldırdı mı neden Joker'i destekliyorsunuz????" diyebileceğiniz bir hikaye sunmuyor. Batman gerçekten de hem tecrübeleri, hem de o süreçte yaşadıklarının psikolojik etkileri yüzünden gerçekten umursamaz, agresif bir şekilde, haklı olmaktan çok uzak bir şekilde davranıyor. Ortalıkta maske takıp suçlu döven, üstün aletleriyle oradan oraya uçan, tank gibi aracıyla çatılarda gezen ve suçluları eşek sudan gelinceye kadar döven bir insan azmanı var. Her şeyin sonunda ise, tüm bu olayların çok düzenli bir şekilde yerlerine bağlanıyor ve geriye gayet tatmin edici bir final bırakıp, tam bir bütün gibi hissettiriyor. Sean Murphy'nin (Tokyo Ghost, Joe the Barbarian, Punk Rock Jesus) hem yazıp hem de çizdiği Batman: Beyaz Şövalye, çizimleriyle de hem Batman ve Joker arasındaki farkı, hem Joker ile Jack Napier arasındaki farkı, hem de Gotham'ın gotik unsurlarını çok iyi vermiş. Sadece hikayede karşılaştığımız birkaç karakterin tasarımları çok hoşuma gitmedi o kadar, onlar da arkaplanda kalan karakterlerdi zaten. Az da olsa DC'de kim kimdir bilenler, Batman ve Joker arasındaki olaylara farklı bir açıdan bakmak isteyenler, sert bir çizgi roman arayanlar için gayet iyi bir one-shot.




Künye

  • Batman: Beyaz Şövalye (Batman: White Knight)

  • Yazar: Sean Murphy

  • Çizer: Sean Murphy

  • Yayınevi: JBC Yayıncılık

  • Yayın Tarihi: Mart 2020


Puan: 8/10

SON YAZILAR