Delirmedik Ama Belirdik

Biliyoruz deniyoruz fakat farkında mıyız bilmiyoruz...



Tavuk mu yumurtadan yumurta tavuktan mı acaba diye düşünürken, insan psikiyatriden, psikiyatri televizyondan çıkamaz oldu. Sessiz çığlıkların haykırışı diyebilirsiniz, ücretsiz seans diyebilirsiniz ya da düpedüz kocaman bir prodüksiyon pazarlaması!


OGM Pictures, Gülseren Budayıcıoğlu iş birliğinde ortaya çıkan "Kırmızı Oda", "Masumlar Apartmanı", "Doğduğun Ev Kaderindir" ve "Camdaki Kız" insanlığın sanki en ihtiyacı olduğu anda altın tepside sunulmuşcasına belki de birçok insanın artık bitmesini beklediği televizyonumuzun tam ortasında hakimiyeti ele geçirdi. Bolca dram hikaye de azcık akıcıysa bu iş tutar matematiğimize bir de “gerçek hikayeden uyarlanmıştır” eklemesi yapınca bütün bu işlerin sezona belki sezonlara damga vurmasını beklemek çok güç olmasa gerek.



Peki bizler gerçekten kazanım içgüdümüzle mi sarıldık bütün bu işlere yoksa beterin beterini görmek içimizdeki buzdağlarını daha da görünmez kılmamızı mı sağlıyor? Ya da biz bu sorunun cevabını hiç düşündük mü?


Aslında birçoğumuzun cevabı hiçbiri. İnsanların yaralı hallerini laboratuvarda karıştırır gibi deneysel biçimde önümüze sunup, toplumsal çapaklardan arındırıp, gerçekliğini bizlerden uzaklaştırıp kompleks bir meseleyi basite indirgenmiş psikolojik sorunlar silsilesi olarak ne kadar inanarak izleyip hissedebiliriz? Bu kadar güçlü hikayeleri insanlara bu kadar basite indirgenmiş biçimde aktararak ne sağlayabiliriz veya aslında bir şey sağlamak istiyor muyuz?


Elimizi nereye atsak mafya dizlerine çarpan son yılların üstüne psikolojik temelli ürünler denenmesinin muazzam olduğu aşikar fakat üzülerek belirtmeliyim ki bu kadar kolaya kaçmayıp sadece maddi kaygılar gütmeyerek çok daha gerçek meseleler üzerine yoğunlaşıp pazarlık kokmayan buzdağlarımıza dokunan hikayeler ve prodüksiyonlarla karşılaşmak isterdik.


En başa dönecek olursak kimisi için belki gerçekten sessiz çığlıklardır bu dizilere yoğunlaşmak, lakin meselelere bu kadar basit perspektiflerden bakıldığını gördükçe kocaman bir pazarlık ürünü görmekten kendimi alıkoyamıyorum.

SON YAZILAR